17 Mart 2013 Pazar

SİSLE GELEN YOLCU- JEAN-CHRISTOPHE GRANGE


Kitap Künyesi
Adı:Sisle Gelen Yolcu
Yazarı:Jean-Christophe Grange
Yayınevi:Doğan Kİtap
    Sayfa:677
Bu kitabı okurken şunu fark ettim Grange okumak resmen bağımlılık yapıyor.Öyle bir şey ki bu kitabı ile önceki okuduğum kitap arasında 4 ay varken Grange romanını bayağı özlemişim. Zaten adamın topu topu 9 tanecik romanı varken  ben de 7 tanesini okumuşken elbette hemen diğer  kitaplara sarılmadım. Bu kadar kısa bir ara vermişken bile daha ilk sayfaları okurken uzun zamandır eksiklik duyduğum bir  şeye kavuşmuş gibi hissettim.Harbiden bağımlısı olmuşum.Neredeyse bana kitabın taslağını verseler yazarı söylemeseler ben daha başlarda Grange yazmış bunu diyebilirim.O kadar yani.Birazcık abarttım mı ne?Neyse uzatmadan kitabın konusunu anlatayım.
Resim İlknokta'dan alınma 

Mathias Freire adlı karizmatik bir psikiyatrisimiz var. Bir gece hafızasını kaybetmiş bir hasta getiriliyor. Hastanın bulunma koşulları ve hiçbir şey hatırlamaması işleri zorlaştırıyor.Üstüne üstlük  hastanın hatırlamaya her şeyin uydurma olduğu olduğunu fark eden Freire ,onun psişik kaçış yapabilmek için bilinçaltında kalanlardan yeniden bir öykü oluşturduğunu fark ediyor.Hastası genel tabirle "bavulsuz yolcu"dur.
Ve güzel  polisimiz olaya dalıyor. Anais  Chatelet... Kendisi bavulsuz yolcunun tek sanık/tanık ve bol bol mitolojik ögeler barındıran,insanı ürperten cinayeti araştıran genç  başkomiser. Psikiyatrist ve polisin yolları kesişiyor.Herkes kendi çabasında.Freire hastasını iyileştirmek, Chatelet cinayeti çözmek istiyor.
Sonra öyle bir an geliyor ki cinayet benim için arka planda kalıyor.Ne, ne oluyor,ama nasıl olur ? moduna giriyorum.Tabi şaşkınlık ve merak içinde başlıyorum sayfaları çevirmeye. Sorular beynimi kemirmesin diye...
Kısa ve öz olarak Grange'ın Leyleklerin Uçuşundan sonra en beğendim kitabı oldu.
Her zamanki gibi siyasi tarihten,yunan mitolojisine kadar sınırsız bir bilgi yumağı da kitapta sayfadan sayfaya atlıyor.
Beğendim alıntılamalara gelirsek , 677 sayfa ve Grange söz konusu olunca alıntılama sayımda fazla oldu.
"Kendi izlerinin peşinden gidiyordu.O hayatını tersten yaşayan bir adamdı."
"Kurt meyvenin içinde değil,kurt meyve ile uyum içinde"
"Bir başkasının deliliğini kabullenmenin hiçbir şey kazandırmayacağını biliyordu.Psikiyatri deliliği asla desteklemeden anlamaktı."
"Evet diye düşündü yeniden çay yapraklarına dalarak burada başkalarının deliliğine saklanmak istemişti.Kendi deliliğini unutabilmek için."
"Psikiyatrist olmak böyle bir şeydi.Batmakta olan bir kayığın suyunu yüksükle boşaltmaktan farksızdı."
"-Petank oynayan aşağıdaki adamlar  adamlardan birine sıra geldiğinde,diğerleri ağaçların ardına gizleniyor.
-Stan bir şizofren petank ile bowlingi karıştırıyor"
ve bir baba kız konuşması:
"-Gerçek Hristiyan yatağında ölmez.
-Anlaşıldı sen nerede ölmek istiyorsun?
-Bağlarımın içinde...Bağlarımın içinde ölmek istiyorum  bir kurşunla.
-Kurşun nereden gelecek?
-Kim bilir senin silahından belki."


2 yorum:

  1. çok güzel kurgulanmış mükemmel bir psikolojik gerilim...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...