22 Mart 2015 Pazar

SADAKATİN RENGİ-DAVID BALDACCI

Kitap Künyesi
Adı: Sadakatin Rengi
Orijinal Adı: True Blue 
Yazarı:David Baldacci
Çevirmen:Özlem Gültekin
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa:557
Satın Almak ve İncelemek İçin:Kitap Sihirbazı 

Açılışı ABD avukatı Jamie Meldon'un bir tuzağa düşürülüp öldürülmesiyle yapıyoruz.Ardından bu cinayeti orada bırakıp hapisten çıkmak için saatleri sayan Mace Perry'e geçiyoruz. Mace Perry Washington ,D.C.'de (ki polislerin dahi gitmekte çekindiği bölgede) çalışan bir polisken,kurulan bir komplo,atılan bir iftira onu 2 yıllığına hapishaneye gönderiyor.Haliyle polislikten uzaklaştırılıyor.  2 yıl boyunca hapiste geçen her gün çıktıktan sonra tekrar polisliğe dönmenin yollarını düşünüyor,bunun neredeyse imkansız olduğunu bilse de geçmişte yaşanan başka bir vaka ona umut ışığı oluyor.  Evet kararlı,azimli,tuttuğunu koparan,asla pes etmeyen içinde birazda Sherlock Holmes barındıran Mace Perry polisliğe dönebilmek için elinden geleni ardına koymayacaktır.

"Suçlanan insanların çoğunluğu suçludur Mace,bunu sen de biliyorsun."
"Pekala sana bir şey söyleyeyim mi ablacığım?"
"Ne?"
"Ben suçlu değildim."


Columbia Bölgesi polis şefi Beth Perry,Mace'in ablası. Kardeşinin haksızlığı uğradığının farkında. Mace'in masumiyetine kanıt bulmak için 2 yıldır çalışıyor.Hapishanede ona destek çıkıyor. Hapisten çıkınca onun bir iş bulmasına yardım ediyor. Ama onu tekrar polisliğe döndürmekte önünde büyük engeller var. İlkin hala bir kanıt meydanda yok ikincisi kardeşlerden nefret eden bir  hükumet savcısı var Mona Danforth.(Zaten mahkemede Mace'in hapse girmesinde en büyük etkenlerden biri o olmuştur.)

"Yani karşılık vermektense saldırıları önlemekte mi demek istiyorsunuz?"
"Kurbanlarını enkaz arasından çekip çıkartmaktansa,düşmanı henüz harekete geçmeden öldürmek en iyisi."

Roy Kigman Shilling&Murdock adlı hukuk firmasında çalışan bir avukattır. Güne güzel bir başlangıç yapıyor ancak ofisin buzdolabı açınca karşısını iş arkadaşı Diane Tolliver'ın cesedi çıkınca her şey tuzla buz oluyor.Ablası sayesinde olaya dahil olan Mace Tolliver'in cinayetini çözmeyi kafaya takıyor çünkü bu çözümün onu polisliğe döndürebileceğine inanıyor . Cinayeti araştırmaya başlıyor. Ayrıca bir profesör  olan Bay Altman'ın yanında asistanlığa başlıyor. Ne iş yapıyor derseniz  polisin dahi girmeye tırstığı bölgelerde (Mace yıllarca buralarda polislik yaptığı için sorun  yok,zaten hatun kopamıyor bu bölgeden )  yaşayan bazı bireylerin Altman'ın sosyal deneyine girmesine yardımcı olmak. Altman kötü koşullarda bulunan bu insanlara bir şans vererek şeytanın bacağını kıracağına inanıyor anlayacağız. Mace ise bu işte aracı rolünü üstleniyor. Mace bunların dışında bir de kendine iftira atanları bulmaya çalışıyor,kızımız bayağı yoğun anlayacağız...
    Acaba Tolliver'i kim öldürdü,Mace bu cinayeti çözebilecek mi ve en önemlisi Mace mesleğine geri                                                                 dönebilecek mi?                                                          

"Onun kaçıp gitmeyeceği sözünü vermesi durumunda serbest bırakılmasını mı talep edeceksin?"
"Hayır.Hapiste kafasının üzerinde bir çatısı ve küçük de olsa bir odası var."
"Ve eğer biri ona tuzak kuruyorsa orada daha güvende olur."
"Evet,belki biz de tutuklanmalıyız."

Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve  yazarın tarzını sevdiğimi söyleyebilirim,fırsatını buldukça kitaplarını okumaya devam edeceğim.
Gelelim yorumuma yazar bizi hızlıca geçiverecek bir macerayla baş başa bırakmış. Olayların örgüsü ve bağlanışını çok beğendim.Özellikle cinayetler, ipuçları oldukça kaliteli bir kalemden çıkmıştı. Tamam bazı şeyler belliydi ama özellikle kitabın sonunda beklediğim bir şey olmadı ve yazarın klasikleşmişin dışına çıkması hoşuma gitti. Onun dışında Mace karakteri her eve lazımlardan,seveceğiniz bir karakter. Dobra,tuttuğunu koparıyor,vazgeçmiyor eh biz de seve seve bu macerasında ona eşlik ediyoruz.(Belirteyim Mace ile buzdolabının bir bölümü var ki yazar harika yazmış başka da bir şey demiyorum,gerilim tavan yapmıştı resmen.)
Çeviri azıcık problemliydi inkar etmeyeceğim ama kitabın oldukça akıcı olan dilini bozmamıştı.Ekleyeyim kitap bayağı akıcı misal uykusuzluktan ölmek üzereyken 3-5 sayfa okuyayım dedim bir baktım 30 sayfayı geçmişim.
Özetle macera severlerin bayılarak okuyabileceği bir kitap.





16 yorum:

  1. Hikayenin akıp gitmesi, gerçekten çok önemli... Bilgilendirme için teşekkürler....

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Bana da beklerim ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. güzel bir kitaba benziyor paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Kitabı daha çok yazın deniz kıyısında okuyorum. Çok vaktim oluyor o zaman. Sıraya koyabilirim kitabınızı, teşekkürler anlatımınız için.

    YanıtlaSil
  5. Polisiye tarzı kitapları seviyorum ben genelde. Bu kitabında hikayesi çok güzel gibi. Paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet oldukça güzel bir hikayesi var :)

      Sil
  6. macera kitaplarını çok seviyorum ama başladığım an bitirmek istediğim için vaktimin bol olduğu zamanlarda aralıksız okumaya çalışıyorum
    anlatımınız çok güzel teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çoğu kitapta araya mesafe girince kitabın tadı kaçıyor ne yazık ki :(

      Sil
  7. Genelde çok tercih etmediğim bir tür ama çocuklar ilgilenmeye paşladıkça ne okuyorlar diye bakmak için ben de okuyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukların yaşına uygun kitapları okuması önemli tabi :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...