9 Nisan 2017 Pazar

SHERLOCK 4. SEZON 1. BÖLÜM

Upuzun bir aranın ardından izleyenlerin büyük çoğunluğunu kendine hayran bırakan Sherlock 4. sezonuyla sevenleriyle buluştu. Buluştu buluşmasına da ilk bölüm ne yazık ki önceki bölümlerin tadını veremedi bana. Öncelikle spoiler içeren  mini bir özet geçeyim sonrada yorumlarımı eklerim.
İngiliz İstihbaratı Moriarty'den kurtulmak için Sherlock'u tekrar çağırınca Charles Magnussen'in ölümüne de farklı bir düzenleme yapıp Sherlock'u aklarlar. Sherlock ise olabildiğince rahat bir vaziyette takılmaktadır sanki azılı düşmanı dönen bizlermişiz gibi.

Sherlock düşmanın ayağına gelmesini beklerken küçük küçük vakalar çözerek vakit geçirir bu esnalarda Mary doğum yapar ve Rosamund Mary Watson dünyaya gelir.
Ardından Sherlock gizemli bir olayla karşılaşır. Tibet'te olması gereken evlatlarının bir haftadır burunların dibindeki arabada ölü yattığı gerçeği ile karşılaşan ailenin vakası benim için oldukça ilginçti. Tabi olayı tez zamanda çözüp ilgisini kaybeden Sherlock'un aksine.
Bu arada not düşeyim bölüm sonunda çözülen vakadan daha fazla hoşuma gitti bu vaka. Neyse Sherlock bu ailenin evinde bir şeyler hissediyor. Evet ben de çok şaşkınım, Sherlock gibi mantığa sırtını dayamış insan bir şeyler hissediyor.
Hırsızın girip Margaret Thatcher'in büstünü parçalamasını kafasına takan Sherlock bu olayın seri haline geldiğini haber alınca bir hayli sevinir. Yanına Watson ailesini alıp araştırmaya dalan Sherlock sonuçsuz kalınca Thatcher büstlerinden İngiltere'de kaç tane olduğunu ve kimlerin evinde bulunduklarını öğrenir.
Ve son büstü kırıp içindekini almaya çalışırken hırsızla karşı karşıya gelir büst kırılır ve içinden AGRA yazılı flash bellek çıkınca Moriarty'e kafası takılan Sherlock gözünün önünde gerçeği göremediğini fark eder. Asıl hedef aslında Mary'dir.
Geçmişte ekip arkadaşı tarafından ihanete uğradığına inanan Ajay intikam almak için dönmüştür. Sherlock olayı Mary'e anlatır ve Mary hiç kimseyle konuşmadan ülkeden kaçar. Tamamıyla rastlantısal olarak hareket eden Mary çıktığı yolculuğun sonunda Sherlock ile karşılaşınca ufak çaplı bir şok yaşar.
Tabi ki Sherlock bu yolculuğu tahmin etmedi sadece Mary'in çalacağını bildiği AGRA belleğine takip cihazı yerleştirdi. John ise karısına bir hayli kızgınken kızlarına koydukları ismin aslında karısının asıl ismi olduğunu anlar. Üçü bir aradayken Ajay mekanı basar ve silahlar konuşur tam insanlar konuşacakken Ajay vurulur. Az biraz ettikleri muhabbet Sherlock'a AGRA'a ihanet eden İngiliz Kadın kelimelerini verir ve Sherlock bu ipucunun peşinden gider.
Sherlock tanıdık bir simayı suçlar bizler de John'un az buçukta olsa Mary'i aldattığını öğreniriz. Bu gerçeği hazmetmeye çalışırken Sherlock AGRA'a ihanet eden kişiyi bulur.
Akvaryumda bir hesaplaşma olur ve tam da Sherlock'un gaza gelip Magnussen'i vurduğu gibi suçlu kişi de Sherlock'u vurmaya kalkar ne yazık ki Mary Sherlock'u kurtarmak için öne atılır ve ölür.
Watson Sherlock'u suçlar, Mary ise öleceğini tahmin edip Sherlock'a video kaydı gönderip John'u kurtarmasını ister.

Gelelim yorumuma nereden başlasam bilemiyorum ilk olarak ilk sezonlardan eser kalmayan bir Sherlock izlemiş gibi hissettiğimi belirteyim. Nerede o çıkarımları ile bizi hayrete düşüren Sherlock nerede Moriarty'i görür görmez yaşadığımız şok. Hatta yan vakalar bile yüzeysel geçilmişti. Senaristler fazla uzatmamak için birer cümle ile Sherlock'a ne olduğunu dahi bilmediğimiz olayları çözdürdüler. Alışılmışlıkla açıklanamayacak bir sıradanlaşma vardı kurguda.  Sadece araba koltuğunda bulunan cesedin vakası hoşuma gitti AGRA'a bağlanan olayla sıradan bir dedektif dizisinden öte değildi ne yazık ki. Casus sekreter çıkınca şaşırmamız falan mı bekleniyordu gerçekten. Halbuki daha geçenlerde Magnussen'in bilgi depoladığı odayı boş görünce bunun 5 katı kadar şaşırmıştım herhalde. Hele hele Sherlock gibi her şeyi mantığa dayandıran bir adamın bir önsezi üzerine büste takması ayrı muammaydı. Bu konuda pek çok karakter gibi ben de şaşkınım. En komiği ise Mary-John ilişkisinin (çocuk olunca aldatmaya meyleden adam ile asla huyundan vazgeçmeyen kadın) ve John'un Sherlock'a tepki koymasının neredeyse pembe diziyi andırdığını bir ben fark etmiş olamam değil mi?
Rosamund ise diziye hoş bir renk getirmişti kendisinin sahneleri azıcık olsa da, Sherlock ile çekilen çıngırak sahnesi bayağı güzeldi. Ayrıca her ne kadar kurgunun sıradanlaştığını söylesem de espriler daha bile güzelleşmişti bunu asla inkar edemem.
Balon sahnesi, Sherlock'u bebeğe benzetmeler, İsveç Elçiliği teorisi ilk aklıma gelenlerden.
Bu bölümde beğendiğim bir diğer şeyse görüntü yönetmeninin çok başarılı bir iş çıkarması herhalde bu bölüm Noel bölümü de dahil 11 bölüm içinde görsel açıdan en başarılı 3 bölümden biriydi.
Son söz kesinlikle çok çok daha iyi bölümlerini izlediğim şahane bir dizi olan Sherlock sezonlar ilerledikçe ellerimden kayıp gitmeye başladı umarım 2. bölüm beni hayal kırıklığına uğratmaz.

18 yorum:

  1. ilk fırsatta izleyeceğim sağ ol canım başladığından haberim yoktu sadece prison break ın başladığını TV den duymuştum. sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Prison Break çok uzun bir aradan sonra döndü, ilk bölümünü izledim güzeldi :)

      Sil
  2. siteniz çok güzel paylaşım için teşekkürler, bende beklerim :)

    YanıtlaSil
  3. Dizilerin devamini geriremedigim için hiç baslamiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çok az bölümü olan ve çok uzun ara veren bir dizi, başlamak istersen idealdir :)

      Sil
  4. ben sezonu aynı anda seyrettim ve bitirdim.. bence diğerlerine göre sönük bir sezon geçti ama o kadar özlemişiz ki sherlocku olsun yani..

    YanıtlaSil
  5. bu sezon diziyi seven birçok kişiyi memnun etmemiş. Sherlock'u iki sezon izledim, bıraktım. Beklemekten sıkıldım. bir de o kadar ara veriliyor ki önceki sezonda neler olduğunu unutuyordum. Dizinin tamamen bitmesini bekliyorum. O zaman baştan sona izlerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın aralar çok uzun, bölümler çok az ama dizinin final yapmasını beklersek fazlaca spoiler duyabiliriz :(

      Sil
  6. Ya ben isterdim ki Rosamund büyüsün, anasına çeksin beraber Sherlock'la Watson'ı çocuk zekasıyla ezsin :). Büyük komedi çıkardı :). Ben sevmiştim ya yeni sezonu, güzel gelmişti uzun aradan sonra :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ikinci bölüme bayıldım üçüncüyü izleyemedim henüz :( Bir ara Sherlock'un yaşlılığı dönemini izleyeceğimize dair dedikodular vardı eğer olursa Rosamund'un büyümüş halini görürüz :)

      Sil
  7. epey bir zamandır yoktun gerçekten :) neyseki geldin :D bu arada bloğumun 2. yaş günü çekilişime beklerim ♡ sayfanda duyurma imkanın olursa da çok mutlu olurum, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen uğruyor ve facebook hesabımda paylaşıyorum :)

      Sil
  8. Bir ara baktım ama tv fazla seyredilmediğindin (dersler malum) devam etmemiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer fırsat bulursanız öncelik listenizin başına (bu bölümü biraz vasat bulmama bakmayın, geneli süper) alabilirsiniz :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...