GAME OF THRONES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GAME OF THRONES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2013 Salı

İNTERNETTEN EN ÇOK İNDİRİLEN DİZİLER

Demin haberleri gezerken rastladım ve hemen sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum.
Belirteyim haber kaynağı Beyazperde
Her yıl olduğu gibi TorrentFreak, bu yılı da yarıladığımız şu günlerde 2013 baharının en çok indirilen dizilerini açıkladı. Ve bazıları benim çok sevdiğim olan 10 diziyi sıraladı. Listeyi sondan yazalım bakalım. Eminim ki bazılarına siz de şaşırmayacaksınız.

10.Revenge(1.7 milyon)
abc yapımı dizinin biz de bir de Türk versiyonu var ki bilmeyeniniz yoktur. Beren Saat'in oynadığı İntikam...
Ne yazık ki henüz izlemedim.
Konusu Asıl adı Amanda Clarke olan Emily Thorne (Emily VanCamp), babası David (James Tupper)'ın ölümüne sebep olan ve ailesini mahveden kişilerden intikam almaya Hamptons'a döner.) Küçük bir kızken Amanda'nın babası terörist suçlamasıyla tutuklanır ve vatana ihanetten hüküm giyer. Daha sonra hapishanede ölür. Emily'nin hayatı alt üst olmuştur ve Emily çocuk ıslahevine girer. Ve 18. doğum gününde babasının yatırım yaptığı bir şirketten büyük bir miras kalır. Amanda adını Emily Thorne'a çevirir ve babasının bu durumundan sorumlu olan kişilerden intikam almaya karar verir


9.Modern Family (1.75 milyon)
Bir abc yapımı daha. Sadece 1. bölümünü izlediğim dizi hakkında bir yargım yok ama aldığı ödüller yeter dedirten bir geçmişi var.
Konusu 
Dizi, 3 aile ve 3 ayrı yaşamı ele almaktadır.
İlk ailemizin reisini "Evli ve Çocuklu" dizisinde meşhur Al Bundy karakterini oynayan Ed O'Neill, Jay Pritchett karakteriyle canlandırıyor. Jay kendinden çok daha genç bir eşe sahiptir. Gloria adlı genç eşinin bir de Manny adlı oğlu vardır. Jay, Manny'e bir yandan üvey babalık yapmaya çalışırken diğer yandan da genç eşini başkalarına kaptırmamaya çalışmaktadır.
İkinci ailemiz ise Phil ve Claire Dunphy çiftidir. Claire, Jay Pritchett'in öz kızı, Phil ise damadıdır. Phil ve Claire çiftinin Haley, Luke ve Alex adın da 3 çocukları vardır. Aile'nin en büyük derdi yaramaz oğulları Luke ve erkek arkadaş sorunları başlayan kızları Haley ve Alex.
Üçüncü ailemiz ise gay bir çiftten oluşuyor, Mitchell ve Cameron. Mitchell, Jay Pritchett'in öz oğlu. Bu çiftimizin Vietnam'dan evlat edindikleri Lilly adlı bir bebekleri bulunuyor.

8.The Vampire Diaries (1.8 milyon)

CW'nin dizisi ki ben beğene beğene izler sizi de tavsiye ederim.
Konusu 162 yaşındaki vampir Stefan Salvatore'a (Paul Wesley) aşık olan 17 yaşındaki Elena Gilbert'ın (Nina Dobrev) hayatını konu alır. İkilinin ilişkileri, Stefan'ın, hem kendisinden hem de kasabadan intikam almak isteyen saldırgan ve kindar kardeşi Damon Salvatore'un (Ian Somerhalder) kasabaya geri dönmesiyle karışmaya başlar. İki kardeş de, eskiden aşık oldukları Katherine Pierce'a (Nina Dobrev) benzediği için, Elena'ya ilgi gösterir. Katherine Pierce'ın görsel ikizi olan Elena'nın, üçlüye karşı intikam planlarıyla kasabaya geri dönen Katherine'in uzaktan akrabası olduğu ortaya çıkar
Hikaye, 17. yüzyılda New England'dan gelen göçmenlerin yerleşmesinden beri doğaüstü olayların yaşandığı Mystic Falls isimli kasabada geçer. Hikayenin diğer bir boyutu da Elena'nın kardeşi Jeremy Gilbert (Steven R. McQueen), Elena'nın en yakın arkadaşı Bonnie Bennett (Katerine Graham), Elena'nın yakın arkadaşı Caroline Forbes (Candice Accola), Elena'nın çocukluk arkadaşı Tyler Lockwood (Michael Trevino) ve Elena'nın çocukluk arkadaşı ve eski sevgilisi Matt Donovan (Zach Roerig) başta olmak üzere kasaba halkı arasında yaşanan olaylardan oluşur. Kasabanın yönetimi orijinal kurucu ailelerin soyundan gelenlerden oluşan "Kurucular Konseyi"nin elindedir. Kurucu ailelerden bazıları; Salvatore'lar, Gilbert'lar, Fell'ler, Forbes'lar ve Lockwood'lardır. Konsey hiçbir şeyden haberi olmayan kasaba halkını vampirler, kurtadamlar gibi doğaüstü tehditlerden korumaya çalışır.

7.Arrow (1.85 milyon)

Yine bir CW yapımı ama bu diziyi çok duymama rağmen ben bir türlü izleyemedim.
Konusu Milyarder bir çapkın olan Oliver Queen korkunç bir deniz kazasından sonra hayatında yeni bir sayfa açar. Beş yıl boyunca bulunamayan ve öldüğü zannedilen Oliver sonunda Büyük Okyanus'un ortasındaki tropik bir adada bulunur. Oliver Starling City'e, evine geri döner. Kendisini karşılayan annesi Moira, kız kardeşi Thea ve en iyi dostu Tommy Oliver'ın son beş sene içinde yaşadığı şeyler yüzünden çok değiştiğini fark ederler. Birçok süper kahraman gibi Oliver da dönüştüğü adamı insanlardan saklamak ister ama bir taraftan da eskiden işlediği günahların bedelini ödemeye de kararlıdır. Bu nedenle suçlularla mücadele etmek ve şehrin eski ününe kavuşmasını sağlamak için gizli Arrow kişiliğini yaratır. Ancak Arrow'un yetkisi olmadan düzeni korumaya çalışırken kullandığı yöntemler bazılarının canını sıkmaktadır. Dedektif Quentin Lance'in en büyük dileği (Oliver'ın eski kız arkadaşı Laurel'in babası) Arrow'u yakalamaktır. Bir süre sonra Oliver'ın dönüşünden çevresindeki bazı insanların memnun olmadığı da anlaşılır... Oliver'ın annesi Moira'nın oğlunun geçirdiği deniz kazasıyla ilgili daha çok şey biliyordur...

6.Vikings (1.9 milyon)

History kanalının gözüme çarpan ama izlemediğim dizilerden.
Konusu Vikings, bizleri yılın büyük kısmını denizlerde geçirmiş olan İskandinavya'lı savaşçı ve tüccar bir kavim olan Vikingler'in bulunduğu çağa, 8. yüzyıl ile 11. yüzyıl arasında yaşanan Viking Devri'ne götürecek. Dizinin hikayesi ise gerçek yaşama ve karakterlere dayanıyor. Gerçek bir tarihsel figür olan, dönemin en büyük ve en popüler Viking kahramanlarından biri olarak nitelenen, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin başına adeta bela olan Ragnar Lothbrok'un maceraları ve yaşadıkları ekranlara yansıyacak. Savaşlardaki başarılar, dönemin önemli isimleri ve bırakılan bazı sanat eserleri gibi konuları anlatan saga adı verilen kahramanlık destanlarında sıkça ismi geçen ve savaş Tanrısı Odin'in soyundan geldiğine inanılan Ragnar Lothbrok'un Viking kabilelerinin liderliğine doğru yükseliş sürecine odaklanılacak.

5.Hannibal (2.1 milyon)

NBC yapımı canım ciğerim dedim bir dizi olur kendisi. Severim hatta sevdirmeye çalışırım.
Konusu ise Will Graham katillerle emepati kurma yeteneğine sahip amam zihni bayağı karışık bir karakterdir. FBI seri cinayetlerde ondan faydalanabilmek için psikiyatris Hannibal Lecter'dan yardım alırlar. Ama kimsenin bilmediği Hannibal'ında bir seri katil olduğudur.

4.The Walking Dead ( 2.7 milyon)
 

aMc yapımı diziyi izlemek için onlarca nedenim varken bir türlü izleyememenin üzüntüsünü yaşarım hep.
Konusu  Ölüp ölüp dirileceksiniz! The Shawshank Redemption ve The Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont’un imzasını taşıyan The Walking Dead ile tüyler ürpertici bir deneyime hazır olun. 
Eviniz son teknoloji bir güvenlik sistemiyle donatılmış, yaşadığınız ülke, dünyanın en güçlü ordusuna, en etkili silahlarına sahip olabilir. İnsanlık, uzayın derinliklerini keşfetmeye başlamış, doğanın kanunlarına başkaldırıyor, laboratuvarda koyun klonluyor olabilir. Peki bütün bunlar kendinizi güvende hissetmeniz için yeter mi? Hayatını toplumun refahını korumaya adamış şerif yardımcısı Rick Grimes için bu sorunun cevabı evet idi. Ta ki nedeni belirsiz bir zombi istilası, dünyayı mahşer yerine çevirene kadar... Bir çizgi roman serisinin TV uyaralaması olan The Walking Dead’de, silahlı bir çatışmada vurulduktan sonra komaya giren şerif yardımcısı Rick Grimes, hastanede tek başına uyanıyor. Etrafta sadece cesetler kalmış. Ailesinin bu korkunç saldırıdan kurtulan şanslı insanlar arasında olduğuna inanan Rick, onları bulmak için yola koyuluyor. Fakat ailesine ulaşmak için aç zombileri aşması, geçmişinden şeytanlarla savaşması ve insanlığını sorgulaması gerekiyor. 
Mini dizi olarak tasarlanan fakat gördüğü yoğun ilgi üzerine uzun soluklu bir projeye dönüştürülen yapımın duygusal yoğunluğunun arkasındaki isim, The Shawshank Redemption ve The Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont. Dizinin senaristliğini de üstlenen Darabont’a Alien ve Terminator üçlemesinin yapımcısı Gale Anne Hurd eşlik ediyor.

3.How I Met Your Mother (2.85 milyon)

CBS  kanalının sevilen dizisi benimde bir ara takip ettiğim sonra da  baştan sona tekrar izleyeyim diye bıraktığım dizi olur kendisi.
Konusu romantik başrol Theodore -Ted- Mosby'nin (Bob Saget) hayatının aşkı -eşiyle- tanışma hikayesini flashbacklerle anlatan bir sit-com. 2030 yılında evli, iki çocuk babası Ted çocuklarını karşısına alıyor (David Henrie, Lyndsy Fonseca) ve hikayesini anlatmaya başlıyor.2005'te 27 yaşındaki mimar Ted (Josh Radnor), arkadaş grubuyla kendisine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Arkadaş grubu; en iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), Marshall'ın dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni Lily (Alyson Hannigan) ve absürt bir kişiliğe sahip olan takım elbisesiz nefes almayan, hiperseksüel Barney Stinson (Neil Patrick Harris).  Günler akıp giderken, Marshall, tek aşkı Lily'e evlenme teklifi etmeye hazırlanıyor. Kahramanımız Ted bu noktada hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Romantik Ted bekâr kalmaktan hiç haz etmeyen biri olduğu için, gerçek aşkını aramaya koyuluyor. Derken Manhattan'daki Marshall, Lilly ve Ted'in birlikte yaşadığı evlerinin altındaki McLaren's Pub'da Robin Scherbatsky (Cobie Smulders) ile karşılaşıyor ve ilk bakışta evleneceği kadını bulduğunu düşünüyor. Acaba öyle mi? 

2.The Big Bang Theory (2.9 milyon)



CBS kanalının bayıldığım dizisini olur. En sevdiğim dizilerden her bölümü mutlak sizi güldürür. İnce zeka ürünü bol bol espri ve fenomeni olacağınız karakterleriyle mükemmel bir dizidir kendisi.
Konusu En büyük zevkleri kuantum fiziğine kafa yormak olan üstün zekalı iki arkadaş, güzel bir kızla karşılaşınca ne yaparlar? The Big Bang Theory, işte o karşılaşma anında gerçekleşen büyük patlama ve sonrasını anlatan bir komedi dizisi... Okullarda "inek" olarak tabir edilen öğrencileri hatırlarsınız. Kafalarını kitaptan kaldırmazlar, derslerden daha önemli bir hadise yoktur hayatlarında ve ilerleyen yıllarda ya matematikçi olurlar ya da fizikçi. Bazıları şansı yaver giderse bilim dalında Nobel ödülü bile alabilir. Ama gelin görün ki insanlarla daha doğrusu karşı cinsle ilişkilerin denklemini bir türlü çözemezler. The Big Bang Theory, tam da böyle iki arkadaşın öyküsünü anlatıyor. Leonard ve Sheldon adlarındaki iki arkadaşın oturdukları apartmanda yan dairelerine yeni bir komşu taşınır. Adı Penny olan bu komşu güzeller güzeli bir sarışındır. Üstelik maceralı bir ilişkiden daha yeni sapasağlam ayakta çıkmıştır. Penny, zekaları gereğinden fazla ilerlemiş, ancak kızlar konusunda oldukça geri kalmış bu yeni iki komşusuna hayat hakkında öğretebileceği bir şeyleri olduğunu düşünmektedir. Yaşanacak olanlar da zaman içinde onun ne kadar haklı olduğunu gösterecektir.

1.Game Of Thrones (5.2 milyon)

Herhalde liste başının HBO yapımı dizimizin olmasına kimse şaşırmadı. Öyle bir şey ki diziyi internet üzerinde izleyen sayısı gerçeğine yaklaşmış boyutta. Demek ki herkes indirmeyip aynı anda TV'den izlesen reytingler ne aleme gelir bilinmez. Dizi hakkında zaten fazla söze gerek. İzleyen bilir.
Konusu Yaz mevsimi on yıllar boyunca sürer. Kış ise bir ömür boyu. Demir Taht mücadelesi başladı... Mücadele sıcaklığın komplolar, şehvet ve entrikalar doğurduğu güneyden, göz alabildiğine uzanan vahşi doğu topraklarına, yaklaşık 250 metre uzunluğundaki buz duvarının krallığı karanlık güçlerden koruduğu buzla kaplı kuzeye kadar uzanacak. Krallar ve kraliçeler, şövalyeler ve hainler, yalancılar, lordlar ve dürüst adamlar... Hepsi “Taht Oyunları”nı oynayacak

Dip not dizilerin konularını bazılarını izlemediğim için bilmediğimden izlediklerime de kazara spoiler veririm korkusuyla Dizimag sitesinden alıntı yaptım.
Ayrıca yeni açtığım facebook sayfamı beğenin ki haberlerden anında haberdar olun.

16 Ağustos 2012 Perşembe

EN ÇOK ONLARIN ÖLÜMÜNE ÜZÜLDÜĞÜMÜZ DEDİĞİMİZ 10 DİZİ KARAKTERLER

  Pek çok yabancı dizinin Türkiye'de sağlam fanları oluşmuş durumda. Artık hayranlık öyle bir boyuta geldi ki daha dizinin yeni bölümü gelmeden, gelecek olan bölüm için yüzlerce yorum  yazıyorlar. Birde aranın uzunluğu, bölüm sayısının azlığı falan resmen bizler için ağır bir darbe oluyor. Tabi biz yılda 30-35 bölüm çeken dizilere alıştığımız için, şaşırıp kalıyoruz. Hatta ekip de bayağı tembelmiş, ne kadar tatil yapıyor bu oyuncular diyenleri de sık sık duyuyoruz. Hele mini dizi formatında olup da 2-3 sene devam eden dizilere artık diyecek laf bulamıyoruz. Ama çok da iyi yapıyorlar , bazen bizim dizilerimizde artık oyuncuların yüzünde bir bıkkınlık ifadesi, bitse de kurtulsam moduna bürünme görüyoruz. Yabancı dizilerde böyle ifadeler bulmak zor admlar hakkını veriyor. Hatta o kadar veriyorlar ki, sevdiğimiz bir karakter ölse üzülüyoruz, etkileniyoruz ama bazı karakterler var ki onların ölümüyle salya sümük ağladığımız bile oluyor.İşte ben takip edebildiğim kadarıyla ölünce üzüldüğümüz 10 karakteri listeledim.
 *YÜKSEK ORANDA SPOİLER İÇERİR.

10. SHERLOCK
    SHERLOCK HOLMES
2.Sezon 3. Bölüm açılış sahnemiz Watson'un terapistine en iyi arkadaşım Sherlock Holmes öldü diye başlayınca zaten bizim için sonun başlangıcı oluyor. Neyse Sherlock'un ezeli düşmanı Moriarty güya Sherlock kötü adammış da kendisini oyuncu tutmuş Moriarty'i oynasın diye izlenimini vermek için dünyanın en şahane planı yapmış. Yani izlerken adamım sen kendini bilime adasaydın herhalde ne kanser ne başka bir şey kalırdı ortalıkta diyorsunuz. Planın son aşaması sahte çıkan Sherlock'un gururuna yediremeyip intihar etmesi. Moriarty buna da çözüm bulmuş madem çatıya da geldik ya atlarsın ya da en sevdiğin insanları öldürteceğim tehdidini yapar.Sherlock Moriarty'e sende bunları durdurabilecek bir emir kodu var deyince Moriarty bir bakıyoruz ki kafasına silahı dayayıp basmış tetiğe. Mecbur kalan Sherlock arkadaşları uğruna atlamaya hazırlanır.Bu arada Watson binanın yakınları geldiği için onu arar. Telefon konuşması öyle bir konuşma ki, Sherlock suçlu olduğunu kabul ediyor hatta Watson hakkında önceden bilgi topladığını bile söylüyor.Hatta Sherlock kimse o kadar zeki olamaz deyince Watson sen olabilirdin demesi...Tabi konuşma akabinde Shelock kendini atar. Cesedi falan görürüz. Bu saate kadar ağlamayanları da ağlatırız. Ta ki son sahneye kadar Sherlock'un mezar taşında Sherlock'un yüzünün yansımasını görene kadar. Eğer sahte olmasaydı bence  bu ölüm 1 numaraydı. Ama listeye de aldım çünkü bayağı ağlatmıştır bizi. 
 Dip not : Bir de sahte bile olsa Sherlock'un intiharı  Moriarty'nin intiharını gölgede bıraktığı için onu listeye alamadım

9.DOCTOR WHO
   10. DOKTOR
Doctor Who prensibi belli. Karakter hep doktor olsa da rejenerasyon ile fiziksel olarak değişip değişip duruyor. Modern serideki 2. Doktor bütün seride de 10. Doktor olan David Tennant pek çok ankette11 doktor içinde hep en sevilen, en iyi olarak çıkıyor. Hak da ediyor. Bir insan ancak bu kadar yakışabilir. Rejenerosyan geçirse de ben kısmen öldü kabul ettiğim için listeye aldım. Ölümü 4. sezonda pek çok kehanetler yüzünden öngörülse de gene de üzüldük . Zaten 4. sezonda yol arkadaşı Donna'nın hafızasını silmesi bize dokunmamış gibi bir de Doktoru kaybetmek bize ne hale getirdi. Üstelik son anlarında "gitmek istemiyorum" deyişi...

8.ER
   MARK GREENE
15 Yıllık bir dizi söz konusu olunca , kalan giden belli olmuyor. ER acil serviste doktor ve hemşirelerin hastaları kurtarmalarını konu alan bir dizi.(Biteli 4 yıl falan oluyor bir ön bilgi iyi olur) Mark Greene acil servisin uzun süre çalışan doktorlarından. Ama beyninde tümör var ve tedavi olmasına karşın tekrar nüksediyor ve ölümü beklediği bölümleri bir umut kurtulur düşüncesiyle izlemek bize kalıyor. Acıklı çünkü bir dargın bir barışık olduğu bir karısı, bu karısından olan küçük bir kızı ve haldan hatıradan anlamayan, eski karısından olan başka bir kızı var. Adam öyle ki hastalığı anında başka hastalara da özverili davranıyor, o kadar iyi yani. Hele son anlarında kızlarına özel günler için mektup yamak istemesine karşın hastalık onu kalem bile tutamayacak hale getirdiği için karısına yazdırıyor. Zaten son bölümlerde çektiği acıları izleyip bir de cenazesini görünce gözyaşlarını tutmak zor oluyor.

7.DEXTER
   RITA MORGAN
 Dexter kan analistliği yapan ama gerçekte polisin yakalayamadığı suçluluları öldüren seri katildir. Biraz normal gözükmek adına Rita ile ilişkiye başlar. Hatta evlenir. Ama severde Rita'yı yanlış anlaşılmasın şimdi.Başka birinden 2 çocuğu olan Rita'nın bir de Dexter'dan oğlu olur. Dexter yeni bir seri katil yakaladığında onu incelerken yıllardır seri katil olduğu ve aynı zamanda bir de ailesi olduğu öğrenir. Üçlemeci katil de denilen bu katilden aile ve seri katillik nasıl idare edilir diye öğreneyim derken, işler karman çorman olur. Olayı anlayan üçlemeci soluğu Rita'yı öldürmekle alır. Rita'nın küvetteki cesedi kadar kötü olan kanlar içinde kalan Harrison'u görmek oldu.

6.PRISON BREAK
 MICHAEL SCOFIELD
 İzleyenler bilir Einstein misali bir adamdı Michael. Yaptığı her plan bu bize tekrar tekrar ispatlardı. Bir de fedakardı sırf abisini kaçırabilmek
hapse girmiştir kendisi. Yani severdik kendisini. Neyse 4. sezon finali yani son sezon finali, bütün dertten, sorundan kurtuldu karakterlerimiz, biz de rahat bir oh çektik. Sara hamileydi ve Michael ile mutlu mesut yaşayacaklardı. Son dakikalarda 4 yıl sonraya gidip de Michael'ın mezar taşını görene kadar sürdü bu mutluluk. Finalin ardından film formatında çekilen bölümde nasıl ve neden öldü soruları cevaplansada, bir süperzeka adama kıydılar. Hayır anlamıyorum zaten bitecek bir dizi niye öldürüyorsunuz ve bizi üzüyorsunuz anlamıyorum.

5. DESPERATE HOUSEWIVES
    MIKE DELFINO
Evet anlamakta güçlük çektiğim bir ölüm daha. Zaten finale sayılı bölümler kala neden bozarsınız Susan'ın mutluluğunu, neden ağlatırsınız bizi ? anlayamam bir türlü. Hayır bir de araba çarptı, bağımlı oldu  başına gelmeyen kalmadı ama adam hep dimdik ayaktaydı, sırf Renee'yi  bir kere tefeciden kurtardı adam da onu vurdu. Zaten ölürken hayatı film şeridi gözlerinin önünden geçti ya sadece Susan'la ilgili olan anıları geçti. Yani tutsak bile gözyaşlarımızı zordu bu sahneden sonra ağlamamak. Bu da yetmezmiş gibi, sonraki bölümde Mike'nın başkalarının hayatında ne de güzel izler bıraktığını izletmezler mi? Amaç belli izleyici ağlasın canım, ne olacak ki.

4. HOUSE
  AMBER
Bir kere senaristler öyle bir senaryo hazırlıyorlar ki, 4. sezon da 7-8 bölümde  zalimliği, merhametsizliği gibi nedenlerden ötürü pek çoğumuzn antisempatimizi kazanan Amber'ın ölümüne bile salya sümük ağlatıyorlar. Bu takdire şayan bir başarı. Neyse 4. sezon son 2 bölümde House hafızasın kaybetmiş bir haldedir, bir otobüs kazasına karışmıştır. Bir şey hatırlamak seanslar yapılır ve otobüsteki yolculardan birinin Wilson'un sevgilisi de olan Amber olduğu ortaya çıkar. Amber bulunur ama kalbi kötü durumda olduğu için Wilson , House teşhis koyana kadar onu dondurur. Sezon finalinde House ölümü bile göze alarak hafızası gelsin diye bir yöntem uygulatır. O an otobüste Amber'ı görür, grip ilacı içerken, olayın tıbbi bir açıklaması var ama özetle grip ilacı + kaza sonucu çalışmaz hale gelen böbrekler ölümü garantilemiş. Amber veda için uyandırılır.Daha 2 cümle söylemeden grip ilacı yüzünden öleceğini kendi söyler  Amber.Hastanedeki herkes veda edince Wilson ile Amber başbaşa kalır. Bu arada son seans yüzünden kriz geçiren House onunla vedalaşamaz bile. Ama o da Amber'la otobüste olduğu bir rüya görür. Özetle çok duygu yüklü sahneler ve konuşmalar mevcut. Adamlara helal olsun sevmediğimiz karakter için bile bu kadar ağlatmayı beceriyorlar.

3. TRUE BLOOD
  GODRIC
Şimdi 2. sezonda  2-3 bölüm oynamış dizide ne işi var ki diye söylenen olursa bir açıklama yapayım. Daha ilk gördüğümüz an ölüp bittiğimiz bir karakterdir kendisi de o yüzden 3. sırada . Zaten Eric'i dönüştüren şahsiyette olması düşünülürse 1-0 önde başladı yarışı. Kendisi o kadar fedakar ki insan- vampir ilişkisi düzelsin diye kendini insanlara kurban olarak sunmuştur. Adamın böyle her şeyi çözmüş, dünyadan elini eteğini çekmiş halleri bizi bitirdi. Ne yazık ki yaşam artık anlam taşımayınca 2000 yıllık hayatı kendini güneşin önüne atarak bitirdi. Ama arada flashback ve halüsinasyon  sahneleri ile hasretimiz gitse de kanlı canlı halinin yerini hiç bir şey tutmaz tabi. 
 Dip not: hayranlık öyle üst düzeydeki 5. sezonda halüsinasyon Godric'i halüsinasyon Lilith öldürmesi bile tepki topladı.

2.THE VAMPIRE DIARIES
    ALARIC SALTZMAN
 Söz konusu vampir günlükleri olunca ölümüne üzüldüğümüz karakter o kadar fazla ki... Jenna teyzemiz, Mason amcamız, Lexi, Rose, Finn, Vicki,Anna ve daha yazamadığım karakterler.Ama Alaric yeri ayrı olan bir karakter bir kere Damon'un tek dostu, sonra 3 sezonluk oyunculardan ve tabi önce Isobel'den darbe yemiş sonra Jenna'yı kaybetmiş talihsiz bir karakterdir kendisi. Neyse bir de bu ölüm için fark yaratan  bir kaç olay var. 1. si Alaric yüzük sayesinde ölüp ölüp dirildiği için bir bakmışız ki psikopat bir katil olmuş. Benim bu anda ilk düşüncem senaristler ters köşe yapalım diye mis gibi adamı harcadılar oldu. Meğersem o katil olma olayı daha büyük olaylar için hazırlıkmış. Esther kökenleri öldürebilmek için Alaric'i köken vampire dönüştürdü. Tabi Elena'ya bağladı hayatını ne olur ne olmaz diye. Durumu öğrenen köken Rebekah gelişen olaylar sonucu Elena'yı öldürdü ve akabinde de Alaric öldü. Şimdi adamın ölümü için resmen 10-15 bölüm ince detaylarla kaplı bir ölüm hazırlamışlar.2. si Alaric nasıl değişim geçirdi öyle. Önce sevdiği kadınları kaybeden adam, sağlam vampir avcısı, psikopat katil,köken avlayan köken vampir ve hayalet. Yani bu tarz değişimler çok sık olmuyor. 3.sü ise Pek çok karakterin ölümü diziye 3-5 bölüm etkilerken Alaric'in ölümü önceden 10-15 bölüm ayarlı olduğu gibi, Elena'nın vampire dönüşmesine sebep olduğu için dolaylı olarak bundan sonraki her bölümü etkileyecek bir ölüm oldu. Bölümde Damon'un Alaric ölürken ki hali ve hayalet Alaric ile Jeremy konuşması bol bol ağlatacak sahnelerden.

1.GAME OF THRONES
  NED STARK
Yeni kral Joffrey'in krallığını mantıklı sebeplerle tanımayınca krallığı esir düşen Ned Stark kızları için onurunu göz ardı edip kralı tanımaya ve hain olduğunu itiraf etmeye karar verir.Halkın önünde itirafın yaptıktan sonra sürgün edilecektir. Tabi ben aman şimdi sürgün olacak sonra toplar orduyu gelir alır intikamını ve onurunu diye düşünüyordum ki Jofferey uyuzu bir şeyler zırvalamaya başladı.Neymiş hain olduğu için ölmeliymiş falan filan. Ne oluyor demeye kalmadan Ned Stark sizlere ömür. Kafa darma duman bir başrol oyuncusunu daha 1.sezon 9. bölümde nasıl öldürdüler?, acaba kitaplara başlasam ne yapsam, ya bu adam dizinin yüzü değil miydi? diye pek çok soruyu kendime sordum. Neyse 1. çünkü İdamın 2 kızının gözünün önünde gerçekleştiği için yeterince acıklı sahnelerin yer alması ve en önemlisi  başrol  ölmez furyasını yıkıp diziye sağlam bir gerçekçilik katması  onu 1 numara yaptı.

Evet listem böyle sizinde eksik bulduğunuz yerler varsa yorumlarınızla bildirebilirsiniz. Malum yabancı dizilere yetişmek zor. Eğer hatalarım olduysa kusura bakmayın.