11 Eylül 2012 Salı

TVCHOICE AWARDS 2012

HER DAİM SHERLOCK
 İngiliz televizyon yapımlarının ve yıldızlarının ödüllendirildiği gecede her zaman olduğu gibi Sherlock ödülsüz kalamadı.
 Bu sefer bütün ödülleri yazalım.
EN İYİ DRAMA:SHERLOCK 
EN İYİ ERKEK OYUNCU:BENEDICT CUMBERBATCH (SHERLOCK)
EN İYİ KADIN OYUNCU:MIRANDA HART (CALL THE MIDWIFE)
EN İYİ YENİ DRAMA:CALL THE MIDWIFE
EN İYİ KOMEDİ:MRS. BROWN'S BOYS
EN İYİ AİLE DRAMASI:DOCTOR WHO
EN İYİ PEMBE DİZİ:EASTENDERS
EN İYİ PEMBE DİZİ AKTÖRÜ:SHANE RICHIE (EASTENDERS)
EN İYİ PEMBE DİZİ AKTRİSİ:MICHELLE  KEEGAN (CORANOTION STREET)
 Bu arada dikkat ettim diziler hep BBC1 kanalından , Doctor Who ve Shelock takipçisi olarak eğer diğer dizilerde onlar gibiyse şahane olduklarını düşünüyorum. Yani yeni dizi arıyorsanız işte sizi sağlam seçenekler.



9 Eylül 2012 Pazar

BENZEMEZ KİMSE SANA

VE FİNAL...
 13. Bölümüyle final yapan Benzemez Kimse Sana hatırımda bol bipli,şahane taklitli ve tabi Seyfi Dursunoğlu'nun mükemmel hazır cevapları ile kalacak. Zaten geçen haftadan arayı kapatılması zor biçimde açan Ümit Erdim'in 1. olması pek de şaşırtıcı olmadı.Ben programın detaylı incelemesine girmeyeceğim sadece ilgincime giden yerleri belirteceğim.
  Öncelikle son bölüm olunca bütün yarışmacılar ellerinden geleni fazlasıyla yapmışlardı.Zaten son bölüm olması nedeniyle tam 5.5 saat süren programda, makyaj ekibinden kostüm ekibine kadar emeği geçen herkesi görme imkanı bulduk.Bol bol teşekkürler edildi. Özellikle Endemol bolca teşekkür alanlardan. Bilmeyenler için Endemol popüler yarışma programlarını yapımı üstlenen bir kuruluş. 
  Neyse bu bölümde en yersiz bulduğum konuşma Sertap Erener taklidi yapan Kendi'ye Hande Ataizi'nin "Sertap senin kadar sevimli değil" demesi. Hande Ataizi belki unuttun ama Sertap Erener Eurovision yarışmasında Türkiye'ye ilk kez  1. lik getiren, yarışmayı ertesi yıl Türkiye'ye taşıyan şahane bir sanatçıdır. Sana mı kaldı onun sevimliliği,sevimsizliği, sana mı kaldı onun sevimliliğini Kendi'yle kıyaslamak?? İnsan biraz dikkat eder söylediği şeye.

   Puanlamada da Erol Evgin ve Hande Ataizi'ye ayrı bir sinir oldum. İkisi de 4 puanını Asena'ya verdi. Asena Whitney Houston'ın I Will Always Love You şarkısı ile sahneye çıktı ve bence mükemmel bir performans sergiledi. Hadi mükemmel olmasa bile  en azından ondan kötü olanlar vardı.Ama herhalde Erol Evgin 70'lerde Whitney Houston ile çalışamadığından pek bilmiyor herhalde. Zaten Hande'nin müzikten anlamadığı aşikar. Neyse jüri puanını verdi ve Ümit Erdim açık ara 1. liğini sürdürdü.Ve ardından gelen Bay J ise diğer 7 yarışmacı 5'er puanı kendisine verip, kendisi de Ümit'e vermezse ancak 1. olabilecekti. Ki bu da kaç ihtimal siz hesaplayın.Zaten diğer yarışmacıların şansı yoktu. Ama burada dikkatimi çeken matematik hesabı yapmayan sunucu Murat Başoğlu'nun tutup da puanlar yakın, ünlülerimizin puanı ile her şey değişebilir demesiydi. 5  puan verilirken, Cem Kılıç ve Ümit Erdim halkın Uğur Arslan'ın hakkının yendiği düşündüğünü ve kendilerininde buna katıldığını belirterek puanlarını Uğur'a verdiler. Ben de yarışmanın 1. sinin Uğur Arslan olması gerektiğine inananlardanım. İlk hafta 1. olunca 4-5 hafta şahane taklitler yapmasına karşın diğer yarışmacılar çekemediler demek istemiyorum ama  başka pek bir açıklamam yok, Uğur'a 5 puanlarını vermediler. Bazen jüriden de iyi taklitlerinde puan alamadı. Zaten 3 kere yabancı şarkıcı azizliğine uğradı. Özellikle Ümit Erdim'in hiç yabancı şarkıcı canlandırmadığını vurgulamak da lazım. Bazıları ise sadece bir kere yabancı şarkıcı canlandırdı. Yani özetle 1. kesinlikle Uğur olmalıydı. 
 Biraz bipli , biraz Uğur Arslan'ın hakkının yendiği bir yarışmada olsa güzel bir yarışmaydı. Eğer izlemediyseniz taklitleri YouTube den bulabilirsiniz.

8 Eylül 2012 Cumartesi

HUZUR SOKAĞI

 Dün bir yeni bir dizi daha başladı. Şule Yüksel Şenler'in romanı Huzur Sokağı'ndan uyarlanmıştır. Zaten kitap  yıllar önce Birleşen Yollar adıyla da sinemaya da uyarlanmıştı.
  Kitabı okuyalı rahat 10 sene olmuştur. Ama gene de bazı yerleri hatırlıyorum. Kitaba çok hakim olmasam da diziye uyarlanırken bol bol karakter eklemsi yapıldığını fark etmemek elde değil.Ve dizi bariz şekilde günümüze uyarlanmış. Telefonlar, bilgisayarlar falan günümüze uyarlandığının kanıtı olsa da özellikle üniversite ortamı, binası biraz eskileri anımsatıyor. Sanki hafiften zaman karmaşası yaşanmış gibi. 
 Bölüme geçersek Bilal efendi, yardımsever, saygılı, mütevazi bir karakterdir. Canlandıran Kutsi olunca bu özellikler bayağı oturmuş ama Kutsi'yi tutup da üniversite öğrenci olarak göstermeleri biraz da abartı olmuş. Yani Kutsi hiç de üniversiteli biri gibi değil özellikle yaşı büyük durduğu için inandırıcılık kaybolmuş. Zaten Bilal karakterinin 2-3 sene üniversiteye geç başlayıp 1-2 sene de uzatacak bir kişiliği olmayınca yaş farkı gözüme  iyice takılıyor. Bilal'in babası vefat etmiş annesi ve kardeşiyle birlikte yaşıyor. Kardeşi artık her dizi de rastlamaktan içimize gına getiren bir karakter. Kusursuza yakın kişilikteki baş karakterlerimizin hep böyle bir kızı ya da kardeşi olmuştur. Böyle yalan dolanı bol, ne oldum delisi,özenti vb pek çok özelliğe sahip bir kızdır kendisi. Bilalgile  hep destek olan komşuları var. Hasan( Gökhan Mete)- Saadet(Güven Hokna) çifti ve kızları Şükran(Sinem Öztürk). Şükran Bilal'e senelerdir aşık. Bilal de aileye duyduğu minnet yüzünden olacak ki pek içinden gelmese de Şükran ile evlenmeye razı.
 Bir de zengin kızı Feyza var. Selin Demiratar  çok başarılı bir oyunculuk sergiliyor belirtmeden geçmeyeyim.
Feyza barda içip içip Bilal'in taksisine biniyor. İyi çocuk Bilal durumdan zerre faydalanmıyor. Feyza iyi niyetli olmayan birine denk geleydin... Neyse ertesi gün beyaz atlı prens misali Bilal bir de kavgaya denk düşen Feyza'yı kurtarır. Bir de Feyza'nın uyuz olacağınız bir arkadaş grubu var. Bu kızlardan biri Bilal'e yazıyor zaten. Haaa anlamışsınızdır ama gene de söyleyeyim Feyza ve Bilal birbirini hiç tanımasalar da aynı okuldalar hatta evleri de birbirlerine bayağı yakın. Feyza'nın ailesi zengin baba ,aldatan üvey anne modeli işte. Üstelik Üvey annenin aldattığı adam burunlarının dibinde. Babasının gözde elemanı. Bir de utanmaz eleman Feyza'ya da yazıyor. Herhalde adamın parasına garanti konmak için çabalıyor.
   Tabi denk düşecek ya Bilal'in mahallesinin iftar hazırlığı sırasında Feyza ve uyuz arkadaş grubu oradan geçiyorlar ve Bilal'e yazan kız Bilal'in iftar davetine atlıyor.  Feyza bozuk duruma. Burada çok güldüren 2 nokta var. Birisi iftar öncesi Saadet ve Bilal'in annesi Kevser konuşurken ayarlayalım da yan yana otursunlar muhabbeti geçiyor. Zaten Saadet acayip komplocu yok Şükran:'ı isteyen iyi taliplerimiz var, yok yan yana otursunlar. Neyse güldüğüm yer Saadet'in ayarlama  şekli "Bilal yanını tut Şükran otursun" hadi ya böyle mi ayarlanır. 2. yer ise kızlar iftar sofrasına gelecek olunca Saadetin "koş Şükran" diye bağırışı meali Şükran yetişşş Bilal elden gidiyor. Bilal sen de neymişsin. İftar sonrası Bilal'e yazan kız ve Feyza ortamdaki konuşma yüzünden gaza gelip Feyza 3 güne Bilal'i tavlar mı iddiasına giriyorlar. Feyza sen nasıl bir insansın ya nankör müsün adam 24 saatte 2 kez kurtardı seni insan bu kadar duygusuz olur mu?? Neyse iddiaya o kadar kendini kaptırdı ki teraviye bile gitti. Bilal'e görünmek için. ben tabi bu sahnede çarpılmasını falan bekledim Feyza'nın.  
Tabi Bilal hemen okulda teravih de gördüm diyor işte Feyza şaşırdın mı dış görünüşe aldanmayacaksın ayağına yatıyor. Bilal de saf saf inanıyor. Yahu Bilal saftirik misin canım. Daha 2 gece önce zil zurna sarhoş getirdi eve , maneviyata erdiğine hemen inan olur mu?? Onu da geçtim bir teravih de gördün diye etkileniyorsan Şükran'la çoktan evlenmen lazım değil mi? Neyse bölüm sonu Feyza'nın Bilal ile durumu hazmedemeyen iddia arkadaşının iddiayı Bilal'e belli etmesiyle son buluyor.
 Peki bölümden gördüğüm saçma yerler, İftara gelen kızların saç baş makyaj giyim özelliklerinden dolayı Kevser hanımın olumsuz vurgulamalar yapması ama kızının sırf aynı nedenlerden kızları çok beğenmiş olması. Ne kadar dış görünüşçü olmuşsunuz.  Sonra Bilal'in durumu , bak eğer Şükran ile cidden evleneceksen söz nişan vakti gelmiş yapın gitsin, yok beni sıkboğaz etmeyin demek ne alaka. Eğer manevi borç  için evleneceksen hiç evlenme, evlenmeyeceksen de yerini belli et kızcağız seni boşuna beklemesin. Ya Saadet hanıma ne demeli 3-4 kız görüp Bilal elden gitti moduna geçen sen yani söz ,nişan, evlilik yaptınız diyelim. Bilal o kızlara bakacaksa o zaman da bakar. Yani zaten kızını seviyorsa bakmaz ama nerede kaldı mantık.,
 Özetle kitapla uyuşmayan yerleri, abartılı karakterleri ile açılış yaptı. Yol çizgisi tutacağına inandırıyor beni. Cumaları dizi bolluğu olsa da emin adımlarla kendine bir yer edinir.

ADINI FERİHA KOYDUM EMİR'İN YOLU

SİZ ADINI NE KOYARSANIZ KOYUN BEN OLMAMIŞ KOYDUM...
 Yazıma başlamadan önce belirtmek istediğim bir iki nokta var. Öncelikle bu dizinin öyle sağlam fanlarından değilim ne Emir ne Feriha hayranıyım. Ne karakterlere ne oynayanlara. Eee peki niye yazıyorsun derseniz objektif olacağımı düşündüm ve tabi yapımcıların zırvalamasına sessiz kalmakta istemedim. Neyse yazımı bölümü izleyenlerin anlayacağı şekilde yazacağım öyle konuların detayına girmek yerine gözüme takılan yerleri yazacağım. Yani spoili olacak.
 Şimdi bugüne kadar çok söylendi ama bir kez daha söylemek istiyorum. Bu yapımcıların amacı ne dizinin adını değiştirmişsiniz, oyuncuların yarısın kaybetmişsiniz ve dizini yüzü olan 2 bayanla da yollarınız ayırmışsınız Hayır niye yeni bir dizi başlatmadılar anlamadım zaten şu an tek güvenceleri Çağatay Ulusoy ee yeni dizi başlatsanız gene aynı olacak. Bir de hadi hepsini geçtim ortaya güzel bir çıkarsanız neyse diyeceğim . Ama nerede batırmışsınız diziyi. 
 Bölüme geçersek Emir dağıtmış tabi. Hayatı kendini öldürecek bir şey bulmak ve Feriha'nın  mezarı arasında geçiyor. Bir gece alevlerin sardığı  eve girip bir çocuğu kurtarıyor. İşte bu sırada olay yerine yeni oyuncumuz bayan polis teşrif ediyor. Emir çocuğu kurtarıp tekrar eve giriyor öyle boş boş alevlerin arkasında sokağa bakıyor. Ama bizi polis olayı görüp hiç tepki vermeyince ben şaşırdım artık insan bir bağırır hiç olmazsa içeri girmeye yeltenir, kızar falan ama nerede şaşkınlık ifadesini bile bulmak zor yüzünde. Tabi Emir kurtulur ertesi gün yeni kavga bu sefer gene aynı polis Emir'i kurtarır neyse gözaltına falan alınır. İşte bu mevzuda dizi hayatındaki absürd sahneler arasında yerine alacak sahne gösterilir. Karakoldaki bayan polis tayfası Emir'i kameradan izleyip "ayy ne yakışıklı boşa gidiyo" falan gibi bir şey zırvalamazlar mı? Bir seferlik de değil bir de uyurken aynı sahne , rezillik resmen.Yani polislerinde işi gücü bitti Emir'i 5-6 kişi izleyip hayıflanmaları kaldı. Dizi bile olsa çok yersiz bir durumdu. Ama sonra düşündüm ki acaba yapımcılar  "biz Çağatay'ı ekrana koyalım siz kadınlar aynen bu polisler gibi uyusa  bile onu izlersiniz " mesajı mı verdiler. Bir de kardeşi ve annesi eve gelip Emir'i beklemekteler. Tabi sahne burjuva sınıfının halkın arasına karıştığında yaşadıklarını anlatan bir sahne gibi. Emir gelir yüzünde bugün de ölemedim bakışı vardır. Tartışma falan işte. Benim asıl kafama takılan nokta yani ölmek istiyorsan intihar diye bir şey var neden başkalarını suça bırakacak bir yol seçiyorsun ki at kendini boğazdan aşağı.
 Rıza tarafını incelersek gitmiş Zehra'nın süt kızını bulmuş okutacağım diye tutturmuş. Kız zaten acayip bir şey nası anlatsam ki.Adı Zülal köyden yaşamış. Ama Feriha'nın odasına girer girmez. Saçını açıp aynaya hayran hayran bakınca şaşakaldım. Acaba köyde ayna yok mu diye düşündüm sonra anladım bu kız kendisine hayran. Sonra Hatice hala Emir'i falan anlatınca "Feriha çok şanslıymış" demez mi? yuh dediğim andı. Neymiş  aşkmış falan filan. Kızım sen çeyrek akıllı mısın o yaşta düğün günü psikopatın biri tarafından vurulan bir kız ne derece şanslı olabilir. Daha buna bile kafan basmıyorsa. Sen boş ver okuma. Bir de Seher'e posta koymaz mı? Ben Feriha değilim diye tabi değilsin kızım Feriha'nın 10 da 1 i bile değilsin hatta polisle ikinizi toplasak etmezsiniz 10 da 1 i. Anlaşılan köy bu konuyu o kadar konuşmuş ki kız daha Emir'i tanımadan aşık olmuş.  Saçmalayıp duruyor. Ama garibime giden Zülal eve ilk kez geldiğinde Seher'in ifadesi üstüne kuma gelmiş gibiydi. Açıkçası  abartılı buldum.
 Koray boşanmış işte çocuğu ve Hatice hala ile idare ediyor. Bakıcı derdi var. Tabi bu sırada bir okul öncesi öğretmeni ile aynı taksiyi paylaşmak durumunda kalıyor. Hayır artık aynı anda taksiye binip tanışan karakterleri görmek sıkıcı gelmeye başladı. İşte bu öğretmeni bakıcı alacak. Bu arada bence Koray(Yusuf Akgün) resmen harcanıyor bence başrolü götürebilecek kapasite biri.
 Yavuz Sanem ile sevgili olmuş. Bir de yadigar bir polisten söz edip duruyorlar. Aaa kim olabilir ya diye düşünmedik bile Emir'i gözaltına alan polistir kesin yoksa dizi nasıl dönecek Allah korusun. Bu arada polisin adı Can'mış. Tabi Yavuz ile Emir Can'a abayı yakarlarsa hiç şaşırmam. Hatta Yavuz yaktı bile.Zaten bu ilişkiyi anlamadım ama. 
 Sonlarda Emir polis arabası ile şüpheli konumunda giderken, çatışma anonsu olur. Süper zeka polis Can Emir arabadayken çatışmaya girer. Ama garip nokta insan bir Emir'e kelepçe takar öyle saldım çayıra mevlam kayıra gibi yapılmaz.  Emir gene çatışmaya  atlar , kurtulur , mezarlığa gider.
 Neyse özellikle zaman hesabı Ömer ve Can'ın bu kadar büyümesini imkansız kılıyor ama ...
 Madem Feriha ve Hande yok en azından hem güzellikle hem oyunculukla .onlara erişmiş kişiler bulsaydınız. Zülal da Can da itici karakterler oldular gözümüzde, Can sistem düşmanı, zırt pırt çemkiren, gereksiz repliği bol olan bir karakter, Zülal ise özenti, dar düşünen, abartılı hareketleri olan, sıkıcı bir karakter olmuşlar.
 Dizi Emir hatrına tutarsa tutar yok senaryo ve oyuncular bir anda 180 derece dönüp adam akıllı bir şey meydana getirilerse ne ala. Ama gidişat iyi değil. Özellikle 2 yıl ardından izlediğinde yeni başlamış bir dizi hissi vermesi...


5 Eylül 2012 Çarşamba

SİLAHSIZ-GUNLESS

KANADA YAPIMI WESTERN FİLMİ
  İncelemeye başlamadan önce şunu belirteyim ki ömründe taş çatlasa 5 kovboy filmi izlemişimdir. Silahsız izlediğim ender kovboy filmlerinden biridir. İncelerken kovboy konusuna hakim olmadığım anlaşılacaktır.
Şimdi bunları niye belirttim onu söyleyeyim, Filmin hakkında yapılan yorumlar kovboy türü olarak değerlendirmeyeceği yönündeydi ve ben aşina olmadığım türde olsa bu eleştiriyi doğru buluyorum. Film kovboy filmi gibi ama işleniş yüzünden western türü arada kaybolmuş, özetle öyle ahım şahım western türü beklersiniz hayal kırıklığına uğrarsınız söyleyeyim.

4 Eylül 2012 Salı

VAMPİR GÜNLÜKLERİ - THE VAMPIRE DIARIES

4. SEZON İÇİN BİR FRAGMAN DAHA
Öncelikle 3. sezonu izlememiş fanlar yazımı okumasın. Dizinin tadı kaçar.
3. sezon finalinin ardından 11 Ekim'e kadar ara veren dizimiz, yeni bir fragman yayınladı. Tabi daha fazla soru işareti oluşsun diye.
 Peki fragmandan ne anladık, Elena vampir olacağı anlıyor, Stefan onu insana döndürmenin yolunu bulmalıyız deyince Damon bunun imkansızlığını vurguluyor. Bonnie ve Jeremy büyülü işlerle muhataplar , Bonnie gene uçuk bir şeyler denemeyi planlıyor. Jeremy karşı çıkıyor. Tabi Jeremy Elena'ya sarılıp sivri dişlerin çıkıyor mu? diye soruyor biraz Elena'ya trip atıyor gibi geldi ama. Tabi kasabanın durumu daha bir garip, vampir olayları, şerifin kızını vampir çıkması falan kasabayı ayaklandırmış ki bayağı güçlü bir grubun olayları tekeline almaya çalıştığını görüyoruz. Şerif biraz endişeli. Bu güçlerin Caroline kaçırmaya çalıştığını ve Stefan'ı hapsettiğini anlıyoruz.Ve fragmana Elena'nın "Stefan ben ölüyorum" sözleri damga vuruyor.
               Heyecanlı bekleyişimiz eminim ki karşılıksız kalmayacak.
Bu arada fragmanı izleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=EN-1O-zyWfA&feature=share

VAMPİR AVCISI :ABRAHAM LINCOLN - ABRAHAM LINCOLN : VAMPIRE HUNTER

    TARİHE VAMPİR KARIŞTIRMIŞLAR 
   Film köleliği kaldırmış olan eski ABD başkanı Abraham Lincoln'un hayatının pek çok yerine vampirlerle ilgili olarak kılıf uydurmayı başarmış bir yapımdır. 
   Özeti Abraham daha küçükken siyahi arkadaşının kölelik olayları yüzünden kırbaçlanmasına göz yumamaz ve onu kurtarmaya çalışır. Tabi başaramaz ve kendisi de kırbaçlanır. Babası üstü de olsa da adamı döver ve çocukları kurtarır. Esas patron gelir ve tartışma çıkar bu tartışma da Abraham'ın annesi filmin en güzel repliklerinden birini söyler."Herkes özgür olana kadar hepimiz köleyiz." Neyse patron Jack Barts (Marton Csokas) aileye  kin güder ve vampir olduğu için soluğu gece annenin kanını içmekte alır. Abraham gece durumu görür ama anlamlandıramaz. Ertesi gün anne hastalanır ve ölür. Abraham babasının ısrarı ile hiçbir şey yapmaz ama babası  ölünce soluğu Barts'ın yanında alır. Ama vampir olduğu bilmeden. Neredeyse ölecekken Henry (Dominic Cooper) yardımını koşar ve onu vampir avcısı olmak üzere yetiştirmeye başlar.Henry'nin sırrını çözmeniz 5 dk bile almaz. Bu arada yetişkin Abraham'ı Benjamin Walker canlandırıyor. Abraham hem hukuk okumak hem de vampir avlamak için Springfield'e taşınır. Orada ona Joshua Speed(Jimmi Simpson)  destek olur. Abraham bir süre onun dükkanın da çalışır. Mary Todd(Mary Winstead)'a burada aşık olur. Ve vampir avcılığı yüzünden çok güçlü vampir Adam( Rufus Sewell) tarafından da takibe alınır. Tabi olaylar öyle bir hal alır ki Abraham siyasete atılır. Amacı köleliği kaldırmak ve vampirlere karşı savaşmaktır.