30 Temmuz 2018 Pazartesi

... AND JUSTICE FOR ALL- HERKES İÇİN ADALET (1979)

Arthur Kirkland (Al Pacino) fazlasıyla idealist bir avukattır o kadar idealisttir ki haksız yere hapiste kalan müvekkili yüzünden davanın yargıcı  Henry T. Fleming'i (John Forsythe) yumruklayabilir. 

Tabi bu durumun stop lambası kırık olduğu için 1.5 yıldır hapiste kalan müvekkiline zerre faydası olmaz. 
Kirkland'a ortağı Jay Porter (Jeffrey Tambor) Etik Komisyonun avukatlarını denetlediğini söyler ve kendine çeki düzen ver imasında bulunur. 
Etik Komisyon cadı avına çıkmışken Kirkland'ı da sorgular.
Ardındasa komisyon üyelerinden Gail Packer (Christine Lahti) ile Kirkland bu vasıtayla tanışıp bir ilişki yaşamaya başlar.
Kirkland bir kaç davaya aynı anda bakarken hem yavaş yavaş anılarını kaybeden dedesi ile hem de intihar etmeyi bir türlü başaramayan yargıç Francis Rayford (Jack Warden) ile vakit geçirmeye çalışır. 
Bu noktada yumruk attığı, nefret ettiği Yargıç Fleming'in polis tarafından tutuklanması Kirkland için tam bir sürpriz olur üstelik onu bambaşka şeyler beklemektedir. 
Bakalım Kirkland ve davalarının sonu nereye varacak?

Mahkeme filmlerini çok sevdiğimi blogumu takip edenler az çok bilirler, Herkes İçin Adalet de bu sevdam uğruna izlediğim filmlerden biri. 
Öncelikle Herkes İçin Adalet'in pek çok mahkeme filmlerinden farklı noktalarını belirterek başlayayım. Genelde mahkeme filmleri tek bir davanın üzerine kurulu olur bir de ana karakter olan avukatı tanıyalım diye küçük bir yan dava gündeme gelebilir ama film ana davanın etrafında döner biz de o davayla yatar o davayla kalkarız. Herkes İçin Adalet'te ise bir sürü yan dava var hatta ana dava filmin yarısını bile kaplamıyor ki ana davanın varlığı bile filmin 40. dakikalarında gündeme geliyor. Böyle bir yöntem adaletin çarpıklığını göstermek isteyen bir senaryo için ideal olmuş çünkü her davada bazı gerçekler yüzümüze tokat gibi çarpıyor eğer dava olmazsa bir  avukatın vicdan azabıyla ya da başka bir avukatın adaleti sadece belli bir kesimin hak ettiğine dair görüşüyle alıyoruz dersimizi.
Bu noktada eleştireceğim tek şey Kirkland'ı savunma yaparken çok nadir görmemiz ama filmin en süper anlarına sahiplik yapan son on dakikada Kirkland öyle bir performans sergiliyor o kusur unutulup gidiyor. Burada tekrardan belirteyim son on dakika müthişti, şahaneydi, efsaneydi Al Pacino ne kadar muhteşem bir aktör olduğunu sırf bu sahneyle ispatlayabilir o derece. 
Ekleyeceğim küçük bir nokta ise Yargıç Rayford'un oldukça ilginç bir karakter olduğu ve onun rol aldığı sahnelerin fazlasıyla renkli geçtiği olacak ki özellikle helikopter sahnesi gerçekten on numaraydı. 
Beğenmedim daha doğrusu bana itici gelen tek şey karakterlerin gülme krizi sahneleri ne yazık ki bu sahneleri sevemedim.
Son söz özellikle muhteşem son on dakikasıyla göz dolduran, adalet sistemindeki aksaklıkları oldukça başarılı bir şekilde işleyen IMDb'den 7.4 benden 8 puan alan mükemmel bir film. 

6 yorum:

  1. izlenecekler listeme ekledim :)

    YanıtlaSil
  2. Sırf Al Pacino için gene izlerim bu filmi.

    YanıtlaSil
  3. bu filmi duymamıştım ama çok güzelmiş, böyle avukatlı filmleri seviyorum, mutlaka bakıcam, tavsiyeniz için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok seviyorum mahkeme filmlerini, iyi seyirler size :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...