7 Ocak 2015 Çarşamba

HOLY MOTORS-KUTSAL MOTORLAR(2012)

Bir sinema salonunda uyuklayan izleyicileri izleyerek başlıyoruz,ardından bir adamın uykudan uyanması ile devam ediyoruz.
Muhtemelen bu ilk dakikalarda "Ne oluyor? Hiçbir şey anlamadım." diyecekseniz. Ama size çok kötü bir haberim var bu hiçbir şey anlamama durumu filmin sonuna denk katlanarak artacak.
Devamında filme geçiyoruz.Zengin bir adamın sabah işe gitmek üzere limuzine binişiyle devam ediyoruz.Adam Bay Oscar (Denis Lavant),limuzin şoförü ise Celine (Edith Scob)dir. Celine Oscar'a bugün 9 tane randevusu olduğundan bahsediyor.

Saf izleyici olan ben onları normal bir iş randevusu sanıyorum. İlk randevuda Oscar'ın yaşlı bir  dilenci kılığına girmesini de zengin bir iş adamının küçük çaplı bir deneyi ya da sosyal sorumluluk projesi sanan da aynı saf izleyici olan benim.
Oscar'ın sonraki randevusu dijital bir ortam,ardından ise oldukça farklı bir karaktere bürünüyor.Bu rolde iken o kadar ilgi çekici ki mezarlıkta  çekim yapmakta olan model Kay M (Eva Mendes)'nin fotoğrafçısı onu da çalışmaya çağırıyor.
Bunun akabinde yaşanan bir şey var ki kolay kolay akıllardan çıkmaz belirteyim.
Anlayacağınız gün boyunca randevular birbirini kovalıyor,Oscar limuzin ile randevudan randevuya koşuyor ve özellikle bazı randevulardan sonra bizim kafalar allak bullak oluyor.
Yerlerimize sinerek filmin sonunda bir anlam bütünlüğüne kavuşacağımız anı bekliyoruz. Bir bakıyoruz ki film bitmiş biz kalakalmışız.
Anlamak için ekstra çabanın yetersiz kaldığı filmlerden biri Holy Motors...
Geçelim kapsamlı yoruma (böyle bir filme farklı olarak kapsamlı yorum yapmam şaşırtıcı olma herhalde) Holy Motors'un adını ilk duyduğumda,fotoğraflarını ilk gördüğümde bu filmin başka bir film olduğunu anlamıştım ama biraz eksik anlamışım bu film bambaşka bir filmmiş.
Film bitince geçtim internetin başına yapılan eleştirileri okumaya başladım,hakkında yazılan çizilen bir hayli fazla ama genel olarak Oscar adının Oscar törenlerine gönderme olması, Oscar'ın ormanda randevuyu özlemesinin anlamına,ergen kız ile babanın diyaloglarını değinmekten öteye gidilmemiş.  Bana kalırsa filmin alt metinlerini anlamak neredeyse imkansız yani anlarız ama yarısını ancak anlarız zaten filmin ilk 1 saati afallamaktan filmi anlamlandıramıyoruz bile. Ben kendi açımdan bu filmi ancak şöyle anlayabileceğime karar verdim yanıma filmin hem yazarı hem yönetmeni olan Leos Carax'ı alacağım (ben de oldukça ütopik bir film yazabilirim herhalde) onunla filmi baştan izleyeceğiz ve amcamız filmi gereken yerde durdurup " bak burada bunu kastettim" diyecek.
Bu arada belirtmezsem olmaz filmin hem +18 sahneleri hem de fazlasıyla iğrenç sahneleri vardı.(Hele de yemeğinden kıl çıkmasını kaldıramayan bir insanın muhtemelen sağlam darbe alacağı bir sahne vardı.)
Filmin yükü Denis Lavant üzerinde,aktör bir filmde sayısız role bürünürken çok başarılı bir iş çıkarmış. Ayrıca adı filmle anılan ama 5 dakikalık performans sergileyen Eva Mendes'e bayıldım.
Aynı şekilde Kylie Minogue'de beş dakikalığına filme konuk olanlardan.
Film de beğenmekten öleceğim akordeon  sahnesi vardı ki o müzik dillere destan olmalı.Yani o müziği dinlemeniz şiddetle öneririm hatta diyeyim filmi izlemezseniz bile aklınızda olsun bulun dinleyin.

Uzatarak neredeyse mini bir hikayeye dönüştüreceğim incelemeyi burada sonlandırayım.Sonsöz Holy Motors üzerinde yazılacak ,çizilecek,konuşulacak çok şey olan IMDb tarafından 7.1 puan alan,anlamlandırılması güç bir film.

2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...