22 Ekim 2016 Cumartesi

SOLARIS (1972)

Psikolog Kris Kelvin (Donatas Banionis) araştırma yapmak için Solaris'e gidecektir. 
Bu araştırma sonucu vereceği kararlar İstasyon'un Solaris'in yörüngesinden çıkmasına yol açabileceği gibi Okyanus'u X ışınları ile bombalamaya da yol açabilecek kadar önemlidir. Solaris'e gitmeden bir ziyaretçisi olur. 

Anri Berton (Vladislav Dvorzhetskiy) yıllar önce Solaris'de ilgi çekici bir olay yaşamıştır ama kayıtlara gezegenin atmosferi yüzünden sanrı gördüğü not düşülmüştür.  
Berton ne söylemek isterse istesin Kelvin onun sanrı görmediğine emin olmadığını hatırlatır ve konuşma kapanır. 
Kelvin yola düşüp Solaris'e varır. 
Kelvin Solaris'de Snaut, Sartorius ve Gribaryana adında üç doktorun çalıştığını bilmektedir.
 Lakin Solaris'e vardığında eskide tanıdığı Gribaryana'ın intihar ettiğini öğrenir. 
Bu yaşayacağı şokların sadece ilkidir. Arkadaşının anlamsız intiharını diğer iki doktorun gizemli ve sinirli tavırları izler. 
Asıl bomba Kelvin'in on yıl önce vefat eden karısı Khari'nin (Natalya Bondarchuk) Kelvin'i ziyarete gelmesiyle patlar. 
Olaylara anlam vermekte zorlanan Kelvin'i farklı aşamalarla dolu zorlu bir süreç bekleyecektir. 
Bakalım Solaris'in gizemi çözülebilecek mi?

Bir arkadaşımın Andrey Tarkovski izleme hevesi ile benim ortak film izleme hevesimiz birleşince seçilen film Solaris olmuştu bir yıl kadar önce. Lakin filmi izlemekten caymıştık ta ki yakın zamanda sözü geçene kadar. O muhabbet ertesi hemen filmi izledik. Arkadaşım çoğu şeyi beğenmeyen biri olarak filmi normal bulurken ben pek beğenemedim. Daha doğrusu bazı sebeplerden film benim için akmadı. Öncelikle yönetmen bazı sahnelerin üzerinde dakikalarca durmuş ki ben genelde bu tarz çekimden hiç hoşlanmam ve sıkılırım. Solaris'de de aynısı oldu. Bir de filmin iki film uzunluğunda olduğunu ekleyeyim bu duruma varın siz düşünün halimi. Gerçi başlangıçtaki sahneler nispeten daha rahat izleniyordu. Sonrasında filmde oynayanların çoğuna zerre ısınamadım hatta arkadaşımla birlikte hem Kelvin'in hem de Khari'nin aşırı itici olduğunu konuşmuş olabiliriz.  
Konunun dönemine göre özgün olduğunu söylemezsem olmaz zaten oldukça beğenilen Solaris kitabının uyarlamasıymış film. Kitabı merak etmedim desem yalan olur ama uzun vadede okumayı düşünmüyorum. 
Bağlanış bir hayli farklıydı üzerine konuşulabilir gerçi bazı şeyler biraz daha açık olsa kesinlikle daha çok hoşuma giderdi. 
Son söz IMDb üzerinden 8.1 puan alan çoğunluğun sevdiği ama benim zevkime pek hitap etmeyen Solaris'i izleme kararı size kalmış. 

6 yorum:

  1. içeriğin de durağan bölümler olduğun da sıkıcı oluyor geçekten ben senin önerilerini dikkate alıyorum aynı kararı verdiklerim oldu çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer durağanlığı sevmiyorsan önermem :(

      Sil
  2. Bu film kült filmler içinde ama ben de seyretmedim şimdi iyice isteğim gitti 😬

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki seversiniz, zevkler farklıdır :)

      Sil
  3. Solaris filminin ismine çok aşinayım ama izlemedim filmi. Aşinalıkta sanırım yeniden çevrildiği içinmiş. Fragmanına baktım filmin akışı nasıl diye, yorumlarınızla birlikte iyice bir fikir sahibi oldum. Teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu film yeniden uyarlanmış aşinalığınız ondandır eğer izlerseniz yorumunuzu merak ediyorum :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...