10 Ekim 2017 Salı

HARPER'S ISLAND MİNİ DİZİ YORUMU

Harper's Island 13 bölümden oluşan katil kim? temalı bir mini dizi. Konusunu kısaca özetleyip ardından da dizinin yorumunu yapacağım.


Ana karakterlerden biri olan Abby Mills'i (Elaine Cassidy) tanıyarak başlayalım. 7 sene önce, John Wakefield adadaki 6 kişiyi öldürüyor ve ardından Şerif Mills onu öldürüyor.
 Öldürülenlerden biri Abby'in annesi olunca Şerif kızını Los Angeles'a gönderiyor. Abby yaslı bir genç kızken bir de sevgilisi Jimmy Mance'den (C.J. Thomason) ve doğup büyüdüğü kasabadan zorla gönderilince herkesle arasına bir mesafe koruyor ta ki bugüne kadar.


En yakın arkadaşı Henry Dunn (Christopher Gorham) hayallerindeki kız olan Trish Wellington (Katie Cassidy) ile Harper's Adasında evlenmeye karar verince Abby uzun yıllar sonra evine dönüyor.
Henry ve Trish'in ilişkisi tam anlamıyla zengin kız fakir oğlan ilişkisi olduğu için sizleri fazla detaya boğmayacağım ama oldukça pahalı bir düğün hazırlandığını ve entrikalarında bir o kadar bol olduğunu tahmin edersiniz.
Bu karakterler dışında damat ve gelinin ailesi, yakın arkadaşları ve ada sakinlerinin minik bir kısmı bize eşlik ediyor.
Peki ne oluyor? Dizinin ilk dakikalarında karakterlerin fark etmeyeceği bir cinayete şahit oluyoruz ardından bu cinayetler kendini tekrarlamaya başlıyor lakin 5. bölüme kadar olan bitenden kimsenin haberi olmuyor.
Sonrasında ise geride kalan karakterlerin olayın gizemi içinde boğulmasını seyrediyoruz.
 Cinayetler Wakefield'in işlediklerini anımsattığı için kafalarda bolca soru işareti oluşuyor. Acaba Wakefield yaşıyor mu yoksa bütün bunlar bir taklitçinin işi mi?
 
Bu olayların Abby'in adaya gelmesiyle bağlantısı var mı diye sorgularken dizinin finaline geliyoruz.
Bakalım olayların arkasındaki kişi kim ve sebebi ne?
Harper's Island neredeyse yıllardır duyduğum ama bir türlü izleyemediğim ve büyük beklentiler içerisine girdiğim bir diziydi. İlk olarak şöyle bir şey söyleyeyim eğer katil kim? temalı eserlerle yeni tanışmışsanız ve bu temaya ilgi duyuyorsanız bu diziyi severek hatta beğenerek izlersiniz. Lakin bu temalı eserlerle haşır neşirseniz dizinin gözünüze batan çok yeri olacaktır.
İlk olarak dizinin klişe olaylar içinden boğulması: Trish ve Henry'in ilişkisi, Wellington ailesindeki bazı olaylar, Abby'in yaşadığı uzun bir aradan sonra kasabasına dönme ve eski defterlerin tekrar açılması mevzuları ilk aklıma gelenlerden.

Klişe şeyleri geçersek pek çok yerde yakınılan bir diğer konuya gelirim. Dizinin  ilk beş bölümü işlenen cinayetler, kayıp kişilerle sık sık karşılaşsak da düğün katılımcılarının ve ada sakinlerinin bu olayları adam akıllı irdelememesi gibi bir durumla karşı karşılaşıyoruz.
Hiç kimse adadan ayrıldığını düşündüğü kişiyle bir telefon görüşmesi dahi yapmayı akıl etmiyor.
Üçüncü nokta şu ki 13 bölümlük bir dizi izliyorsak daha ilk bölümden şüpheli gösterilen kişilerin katil çıkmayacağını biliriz. Hatta bir kaç bölüm sonra o kişi ölürse senaristlerin beklediği o muazzam şoku (!) ne yazık ki yaşamayız. Dizi boyunca ara ara bazı karakterlerin gözümüze katil gibi gösterilmesinden gına geldiği doğrudur.
Bir diğer nokta bir karakter var ki başından beri şüphelendiğim en sonunda dayanamayıp dizinin ortasında son bölüme bakarak şüpheleri doğruladığım doğal olarak da beni hiç şaşırtmayan bir karakter... Senaristlere aslında aşırı gizlemeye çalışsalar da bunu hissettirecek şeyler yazdıkları için sitem ediyorum.
Dizinin güzel yanları da vardı özellikle Elaine Cassidy ve Christopher Gorham oldukça başarılı bir performans sergilemişlerdi. Hele Gorham adeta döktürmüştü.
Ayrıca her ne kadar klişe sahnelerden yakınsam da özellikle para mevzusu ve bazı yan karakterlerin (Cal ve Chloe gibi) sahneleri cidden güzeldi.
Ayrıca genel olarak tempoyu yukarıda tutmayı başaran bir kurgu vardı ek olarak adanın atmosferi de süperdi. Sonunu tahmin etsem bile bağlanışın sağlam yapıldığını inkar etmeyeceğim.
Son söz mükemmele yakın olmaya yetecek malzemesi varken bazı noktalar yüzünden ortalamaya yakın bir dizi çıkmış ortaya eğer katil kim? temalı her şeyi izlerim diyorsanız şans verebilirsiniz ama az vaktiniz varsa ya da kalite en önem verdiğiniz şeyse pek önerebileceğim bir dizi değil.



2 yorum:

  1. dizinin ilk iki bölümünü izlemiştim ve pek sarmadı beni bıraktım sonra..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...